Patentle Kazanmak Kitabı ÇIKTI!

Anasayfa arrow Makaleler arrow Markalarda sahiplik duygusunun önemi
Markalarda sahiplik duygusunun önemi
Yayın hayatına başladığımız ilk günden beri markanın önemini anlatmaya çalışıyoruz. Ancak gördüğüm o ki, marka bilincimiz hala Türk Patent Enstitüsü’nden tescil belgesi alıp işyerinin en görünen yerine asmaktan oluşuyor. Markalaşmanın önem kazandığı dünyamızda marka bilincinin biran evvel kafalara doğru şekilde yerleştirilmesi gerekiyor.
Geçenlerde geçen yıl açılışı yapılan Cevahir Alışveriş Merkezi’nde restoranlar katında dolaşırken bir şey dikkatimi çekti. Hiç adını duymadığım marka olma sürecini bile tamamlayamamış, markanın, kurumsal olmanın bilincine erememiş sadece bu işi TPE’ye tescil ettirmekle biteceğini düşünen firmalar bu katta yer almışlar. Bir tarafta dünyanın ünlü fast food markaları bir tarafta marka olma işini ciddiye alan Türk markaları diğer taraftan da torpille kendine burada yer bulan restoranlar. Aynı katta çok tezat yerlerde birbirinden tezat firmalar. Bence bu durum Cevahir Alışveriş Merkezi’nin marka yönetim ciddiyetine de ters bir durum. Marka olmamış hiçbir restorana burada yer verilmemesi gerekiyor.  Üç beş kuruş daha fazla kazanma adına bunun yapılmaması gerekiyor.
Bazıları bu yazdıklarıma tepki göstereceklerdir. Ne demek istediğimi isterseniz tek bir örnekle vereyim. Kusuruma bakmasınlar ama Sarıyer Börekçisi’ni bilmeyen lezzetini tatmayanımız yoktur. Bence üzerine durulduğunda ciddi marka olabilecek bir börekçimiz. Ancak Cevahir’de açılan yerine gidip vitrin tezgahına baktığınızda pislik içinde her tarafa börek kırıntılarının yayıldığını göreceksiniz. Meşhur Sarıyer Börekçisi markasını altüst eden ciddi zarar veren bir durum. Bu konunun yetkilisi kimse biran evvel bu duruma el koyup yetki belgesini iptal etmesi veya bu işi bilen bir personele devretmesi gerekiyor. Hem de acil tarafından. Bunun gibi daha çok marka bile diyemeyeceğim Türk firmaları mevcut. Öyle ki hayatında fast food işi hiç yapmamış bu işi hiç bilmeyen fast food olamayacak markaları tescil edip buraya gelenler bile var. Bir çoğu da boğazına kadar borca batmış “imdat!” edercesine devredip kaçmak isteye firmalar. Bence Türk markaları adına Cevahir Alışveriş Merkezi yönetimi adıma çok yazık bir durum
İşte marka bunun için önemli, kurumlaşma bunun için önemli. Markaya gönül verme bunun için önemli. Her zaman söyleriz marka markalaşma bilimsel bir iştir. Bu işi bilimsel olarak ele alan danışmanlık firmalarıyla çalışın ki bir defa değil devamlı kazanın. Hele franchiing yapmak istiyorsanız, kurumsallaşmanız, kurumsal kimlik kazanmanız elzemdir, bunu da bilenle yürütmek şarttır. Bilen varken deneme yanılma yoluyla bir şeyler elde etmeye çalışman en uzun ve pahalı bir yoldur. Marka bilincini personeline kazandıramayan, anlatamayan markaların eninde sonunda batmaya mahkum olması kaçınılmaz bir sondur bilesiniz.
Markaturk Gazetesi olarak bu sayımızda Hakkari’ye ayrı bir önem verdik. Bölgeyi yakından inceledik. Burada maddi ve manevi yıkıma sebep olan terörün asıl kaynağına inmeye çalıştık. Bölge markalarının geldiği durumu araştırdık. Kısa ve öz olarak söyleyebilirim ki; devlet bu bölgeye ciddi olarak el atsa sadece Hakkari insanını değil yakın illeri bile besleyecek iş potansiyeli, yer altı ve yerüstü kaynakları mevcut. Konum olarak İstanbul kadar stratejik bir bölge. Devletimiz neden sadece bu işi askeri güçle çözmeye çalışıyor, istihdamı artırıcı tedbirlere başvurmuyor anlayabilmiş de değilim. Marka üretmeye hevesli bölge halkına markanın önemi kavratıldığında inanın çok daha fazla bölgeye toprağına bağlı kalacaklardır. Bu sözümü bazıları ütopik bulacaklardır ancak şu bilinmelidir ki marka aidiyetlik duygusunu en fazla hissettiren bir unsurdur.
 
< Önceki   Sonraki >

 

Advertisement